Nokia USA’in geçtiğimiz gün yaptığı açıklamaya göre, Amerika Nokia Booklet 3G’nin satılmaya başlanacağı ilk ülkelerden biri olacak. Amerika’da yalnızca AT&T ile çalışacak ve ilk aşamada yalnızca Best Buy tarafından 2 yıllık taahhüt ile aylık $60 ve $299′luk bir ödeme karşılığında satılacak Booklet 3G’nin, Türkiye’de de mobil operatörler tarafından benzer şekillerde kullanıcılara sunulmasını bekliyoruz.
Üzerinde Windows 7 ile gelen Nokia Booklet 3G, Microsoft’un yeni işletim sistemi sayesinde 3G ile WiFi arasında otomatik geçiş yapabiliyor. Aluminyum kasası ile hafif, dayanıklı ve olan şık cihaz göze gerçekten çok hoş gözüküyor ve klavyesi bu form faktördeki diğer pek çok cihaza göre rahat kullanılıyor. Bence Booklet 3G’nin en önemli özelliği ise pilinin 12 saat dayanıyor olması. Bir cep telefonunun pilinin ağır web kullanımı altında (ekran açık bir vaziyette) nasıl çabuk tükendiğini düşünürsek Booklet 3G bu konuda çok başarılı bir yardımcı olacağa benziyor.
Aradan sonra Engadget ve Mobile Burn‘ün sağladığı iki öninceleme videosunu izleyebilirsiniz…
Bu iki model de fısıltı gazetesinin manşetlerini meşgul eden ürünler arasındaydı bir süredir, ancak geçtiğimiz günlerde EEEPC.it Asus’tan bu iki model ile ilgili dokümanlar sızdırmayı başardı. EeePC 1201N, fısıltılar arasında duyulduğu üzere, nVidia’nın Ion platformunu kullanıyor (GeForce 9400M ile). Bunun yanısıra 1.6GHz’de çalışan çift çekirdekli bir Intel Atom N330 işlemciye, 3GB DDR2 RAM’e ve bir HDMI portuna sahip. (Özellik açısından) daha hafif model olan EeePC 1201HA ise 1.33GHz’lik Atom Z520 CPU’sunu, Intel GMA500 grafik çipini ve 2GB RAM barındırıyor içinde.
İki model de içine 250GB HDD (500GB da çevrimiçi alan), 12.1 inçlik 1366 x 768 piksel ekran, 802.11b/g/n WiFI, Bluetooth, Ethernet, VGA, 3 USB 2.0 portu, SD kard yuvası, mikrofon girişi, hoparlör çıkışı, 0.3MP Webcam, multitouch özellikli Touchpad ve 8 saat pil ömrü sunan 6-hücreli batarya sığdırmayı başarmış. Bütün bunların üzerinde Windows 7′nin duracağı yeni EeePC’ler ile Asus güzel bir çift sub-notebook cihaz yaratmışa benziyor.
Hepimiz sanırım Dell’in ağız sulandırıcı yeni oyuncağı Adamo XPS’in fotoğraflarını gördü internette, ama yine de ürün ile ilgili çok az bilgi dolaştı etrafta. Sis perdesi sonunda dağılıyor gibi gözüküyor. Business Week’e göre, We’ve all seen some drool-inducing shots of Dell’s new beauty, and finally the mud is beginning to clear. According to Business Week, the 1 cm kalınlığındaki (ya da diğer taraftan bakarsak, inceliğindeki) notebook piyasaya 22 Ekim’de, yani Windows 7 ile aynı tarihte, $2.000′lık bir fiyat etiketiyle çıkacak. Dell Adamo XPS’in ayrıca kapağının ön tarafında ısıya duyarlı bir kısım olacağı, parmağınızı üzerinde gezdirdiğinizde beyaz bir ışık ile parlayarak kapağın otomatik olarak açılacağı söyleniyor.
Benim notebook PC’ler için ufak bir testim vardır. Bir notebook’u incelerken kapak mekanizmasının kalitesini görmek için, kapağı tek elimle açmaya çalışırım. Bana göre kapak tek elle açılıyor ise ürün kaliteli parçalar ile, kaliteli bir şekilde üretilmiştir. Dell’in kapağının otomatik olarak açıldığını düşünürsek herhalde bir notebook bundan daha yüksek kaliteye zor ulaşır. Halen Dell Adamo XPS’in detaylı özelliklerini bilmediğimiz için, ağızınızın önümüzdeki günlerde daha da sulanmasına hazırlıklı olun…
ATI, hayli yüksek performanslı ve HD ses bitstream özelliğini destekleyen Radeon HD 5870 ve 5850′yi duyurduğunda, biliyorduk ki aynı teknolojiye dayanan daha ucuz modeller kapıdaydı. Radeon HD 5770 ve 5750 aynen bu beklediğimiz ürünler işte. $159 ve $109 fiyat etiketleri ile iki kart da cebe daha küçük bir delik açacak fiyatlarda, ama 1 TFLOP’un üzerindeki hesap gücü ile performans olarak yine oldukça üst düzeydeler. Kartları inceleyen yorumcular 5770′in, ATI’nin bir önceki jenerasyon starı 4890′a çok benzer bir performans sergilediğini söylediler.
Bu iki kartın bir diğer önemli özelliği, Dolby Digital Plus ve DTS HD MA gibi HD ses formatlarını bitstream desteği ile dokunulmamış olarak, bu formatları çözme yeteneğine sahip ev sineması alıcılarına gönderebilmesi. Bu da HTPC kullanıcılarının eğer varsa dedike ses kartlarından kurtulabileceği, ya da dedike ses kartları yoksa da yalnızca grafik kartlarını yenileyerek film izlerken son derece başarılı bir ses kalitesine sahip olacakları anlamına geliyor. Ben şahsen HTPC sistemimde Sound Blaster X-Fi kartı kullanıyor ve Auzentech’in HD ses çözümlerinin ülkemiz sınırlarından girmesini bekliyordum. Müzik konusunda kıyas kabul etmese de ATI’nin daha ucuz Radeon HD 5700 serisi film konusunda tüm kaşıntıları gidereceğe benziyor. Eğer ATI’nin sürücüleri benimle daha iyi geçiniyor olsa idi bu çözüme mükemmel bir çözüm diyebilirdim, o yüzden ben nVidia’nın bu konulara vereceği cevabı bekler olacağım bir süre daha. Ama eğer ATI sürücüleri sizinle benimle geçindiğinden daha iyi geçiniyorsa kesinlikle bu iki kartı düşünmelisiniz.
HD 5770 ve 5750 ile ilgili birkaç incelemeyi aşağıda bulabilirsiniz (İngilizce):
NPD Group’a ait veThe Inquirer page‘de yayımlanmış istatistiklere göre Mac kullanıcılarının %85′i “makinalarına karşı pragmatik bir yaklaşım sergiliyorlar ve ellerindeki işe göre en iyi aleti, istedikleri şekilde ve istedikleri zamanda kullanıyorlar”. İstatistikler ayrıca Mac sahibi olmanın bir statü sembolü olduğunu ve Mac sahiplerinin hane başına ortalama kazançlarının $100.000 olduğunu gösteriyor. Ayrıca, bu kısımdaki ironiye bayıldım, Mac kullanıcılarının %85′inin ayrıca bir PC’si varmış!
Bunu gerçekten çok beğendim! Çin’de bir üniversitenin projesini anlatan videoya göre, geliştirdikleri algoritma kabaca çizdiğiniz resimler ve seçtiğiniz arka plana göre uygun resimleri buluyor, bunları düzgün bir şekilde montajlıyor, bunların hepsini gerçek zamanlı olarak ve internet üzerinden yapıyor. Sonuç istediğiniz özelliklerde bir fotoğraf oluyor. Ne söylesem, videoda göreceklerinizi anlatmaya tam olarak yetmeyecek o yüzden lütfen izleyiniz:
Not: Bu teknoloji geliştirilmeye devam edilir ve uygulanmaya başlanır ise yakında “MONTAJ, BUNLARIN HEPSİ MONTAJ!” diye bağıranların sayısında ciddi artış olacağını düşünüyorum!
TDK Corp yeni bir yazılabilir optik medya ile karşımızda. Tek yazımlık disk 10 katmandan oluşuyor ve 320 GB veri saklayabiliyor. Bunu en dış yüzeyi neredeyse tamamen saydam hale getirerek, daha güçlü bir lazere ihtiyaç duyulmamasını sağlayarak gerçekleştiren TDK, yeni geliştirdiği bu diskler için de Blu-ray’ler için kullanılan mavi lazerden faydalanıyor.
(Bu bildiğimiz türden bir “iki ürünün kafa kafaya karşılaştırması” değildir. Ayrıca ben iki platformun da hayranı olmamakla birlikte, birini diğerine tercih etmemekteyim.)
Sayısız söylenti ve Apple’ın bir Tablet PC (bazıları için iTablet) çıkarmasını beklerken, Microsoft Courier adında başka bir ürün çıktı ortaya. Aslında bu bir söylenti ya da konseptten öte, prototip kademesinin ileri safhalarında olan bir ürün.
Başkaları gibi bu ürünlerin derin teknolojik özelliklerinden bahsetmeyeceğim, lakin ortada Apple’dan karşılaştırmaya sokabileceğimiz bir ürün yok. Ama yine de bazıları Apple’ın bu savaşı şimdiden kazandığını söylüyor, kocaman bir “hiçbirşey”e dayanarak. Elmalarla elmaları bile karşılaştıramıyoruz bu durumda, çünkü ortada bir elma bile yok sonuçta. Apple’ın yaptığı, ve çok iyi bir şekilde yaptığı, yalnızca insanlarda bir beklenti uyandırmak. Bu bir pazarlama oyunu ve Apple bu oyunu çok iyi oynuyor. Önce ortaya bir söylenti atıyorsunuz, insanların dikkatini çekmek için, sonra daha fazla beklenti yaratıyorsunuz ve sonunda bu beklentilerin çoğunu karşılayan bir ürün çıkarıyorsunuz piyasaya.
Öbür tarafta ortada gerçek bir ürün var, bazı özellikleri ortaya çıkmış, çift ekran ve multitouch ve kalem girişi özellikleri gibi, hatta bu ürünü sergileyen bir video bile var ortada. Cihaz oldukça şık ve not alma, resim ve grafik çizme gibi konularda faydalı olabilecek gibi görünüyor (henüz multimedya özellikleri konusunda pek bilgimiz yok). Ama cihaz Apple markasını taşımadığı için, hatta bir Microsoft ürünü olduğu için yarışa Apple karşısında nedense 1-0 yenik başlıyor…
Bu video geçtiğimiz gün Gizmodo’da yayınlandı. Microsoft Courier’ın bir ajanda olarak kullanılmasını görüntüleyen video aynı zamanda Courier’ın arayüzünün Microsoft tarzını az da olsa sürdürdüğünü gösteriyor. İzleyin!
İsimden de az çok anlaşılacağı üzere Light Peak HIZLI! 10Gbps bant genişliğinde, 100 metreye kadar bir menzilde Light Peak mobil cihazlar, ekranlar ve ağ ürünlerinin diğer ürünlere, PC’lere ve Mac’lere yüksek hızlarda bağlanmasını sağlayacak. Söylentilere göre Apple Intel’e bu teknolojiyi önermiş ve hayata geçirilmesine önayak olmuş. İlk Light Peak destekli ürünleri 2010 yılında görmeye başlayacağız gibi görünüyor.
Freecom geçtiğimiz günlerde dünyanın ilk USB 3.0 bağlantılı Hard Disk sürücülerini tanıttı. Sürücüler 1 TB’tan 2 TB’a kadar 3 farklı tatta geliyor. USB 2.0 ile de geriye dönük olarak uyumlu olan cihazlar ABD’de Kasım ayında piyasaya çıkıyor.
Bu seferki biraz daha farklı olmakla birlikte yine çok önemli bir ürün, özellikle milyonlarca diyabet hastası için. Bayer’in yeni Contour USB Kan Şekeri Ölçeri, kan şekerini güvenilir bir şekilde ölçmekle kalmıyor, aynı zamanda bir USB flaş disk görevi görüyor. 2.000 kadar test sonucunu da hafızasında tutabilen cihaz, özel yazılımı ile geçmiş ve güncel kan şekeri seviyelerinzi PC ya da MAC ortamında gözlemlemenizi sağlıyor ve verileri grafiklerle destekleyebiliyor. Ayrıca piyasadaki en küçük kan şekeri ölçerlerden biri olduğunu da belirtmekte fayda var (belki de en küçüğü). Basın bülteni için okumaya devam edin (İngilizce)…
Herkes Apple’dan bir tablet ürünü duyurmasını beklerken, belki büyük ekranlı bir iPod Touch mesela, meğerse ters yöne bakıyormuşuz. Ağız sulandırıcı bir tablet meğerse Microsoft tarafından geliştiriliyormuş da haberimiz yokmuş. Huzurlarınızda Courier! Çifte 7 inç ekranı çoklu dokunuş (multi-touch) destekliyor ve parmak hareketlerinin yanısıra kalem girişine de olanak sağlıyor. Bu cihaz kesinlikle bizim için “İSTİYORUM!” kategorisine giriyor. Bağış kabul edilir…
Kaçınılmaz olduğunu hepimiz biliyorduk, ama böyle birşeyin yine de haber değeri yüksek oluyor. Blu-ray ve Sony’ye karşı malubiyetinden sonra (HD-DVD’yi anıyoruz), Toshiba’nın Cosmio X500 laptop bilgisayarı firmanın Blu-ray sürücüsü içeren ilk elektronik cihazı olma ünvanını taşıyor (hatta Blu-ray yazıcı). Bir multimedya devi olan Cosmio X500, 18.4 inçlik bir masaüstü muadili. Intel Core i7 2.8GHz işlemcisi, 1GB hafızalı nVidia GeForce GTX 250MNV GPU’su cihazdan çok yüksek performans bekleyebileceğimizin sinyalini veriyor. X500′ün piyasaya Ekim sonuna doğru çıkması bekleniyor. Basın bülteni için okumaya devam edin…
Intel geçtiğimiz gün Clarksfield mobil çipini duyurdu, bu da laptoplara i7 geleceğinin habercisi oldu. İlk başta 3 farklı çip olacak; ikisi normal quad-core işlemciler, biri ise çekirdeklerinin bir kısmını kapatarak diğer çekirdeklere daha yüksek saat hızı ayırabilen bir i7 Extreme işlemci olacak. Aşağıda yeni CPU’ların incelemeleri ve Intel’in basın bültenine giden linkler mevcut (İngilizce):
Mobileburn.com’dan gelen bu videoyu izleyip N900′e aşık olmamak zor. Ayrıca N900′ün arayüzünün ne kadar başarılı ve hızlı gözüktüğü de kayda değer, ürün prototip olmasına rağmen. Aradan sonra video…
Forbes’a göre Dell’in beklenen notebook’larından Latitude Z’de kablosuz şarj özelliği olma ihtimali var. Ayrıca Dell’in yüksekçe fiyatlı Latitude Z’yi birkaç hafta içinde piyasaya çıkaracağı da söyleniyor. Biz kablosuz şarj özelliğini bir notebookta da görmek için sabırsızlanıyoruz Mobildünya olarak…
LG Electronics bugün 16:9 ekran oranlı yeni notebook serisini duyurdu. WIDEBOOK™ serisi ekran boyları 13.3 inç ile 15.6 inç arasında, çözünürlükleri ise 1368×768 ile 1600×900 arası değişen beş farklı modelden oluşuyor. Tüm modeller Intel’in 2 veya 4 MB turbo hafızalı Core2Duo işlemcilerini taşırken NVIDIA da 1 GB’a kadar hafızalı GeForce ekran kartlarını sunuyor WIDEBOOK™’larda. Genellikle notebook tasarımları beğeni toplayan LG, WIDEBOOK™ serisi ile de ses getireceğe benziyor.
Basın bülteni ve güzel bir fotoğraf galerisi birazdan…