Please click to see our sister site, My Gadget World in ENGLISH

 

RSS'e abone ol

Yazar Arşivi

N900′de Flash 10.1imsi

11 Ağustos 2010, Çarşamba

EDIT: Çok daha basit bir yöntemi yazının sonuna ekledim…

Nokia N900 web konusunda halen piyasadaki en gelişmiş cihaz diyebiliriz. Flash’ın mobil cihazlar için ufaltılmış versiyonları yerine masaüstü bilgisayarlar için hazırlanmış kıvamdaki bir versiyonunu içeren ilk mobil telefon oldu zaten bugüne kadar. Ancak cihazdaki Flash sürümü, yani 9.4, Adobe’nin son çıkardığı sürüm olan 10.1′e göre biraz eski kaldığı için ender de olsa bazı sitelerde Flash sürümünün güncellenmesi gerektiği tarzında hatalar alınıyor.

N900 ve Maemo ile haşır neşir olan topluluklar buna mükemmel olmasa da bir çözüm üretmişler. N900′ün Flash kütüphaneleri güncellenerek web’de Flash 10.1 isteyen içeriklere sanki cihazda o sürüm yüklüymüş gibi yutturulabiliniyor.

N900′ün varsayılan web tarayıcısı MicroB’nin Flash eklentisi telefon klasör sisteminde aşağıdaki yerde bulunuyor:

/usr/lib/browser/plugins/libflashplayer.so

Öncelikle yukarıda yeri belirtilen libflashplayer.so dosyasını yedekleyerek, onun yerine aşağıdaki adreslerden indireceğiniz, Flash versiyonunu 10.1.53 ya da 10.0.53 olarak gösterten dosyalardan birini kopyalamanız yeterli. 10.1.53 olarak gösterten dosya ile Youtube videolarının (ve tahminen bazı başka sitelerin) çalışmadığını ancak 10.0.53 olarak gösterten dosyanın Youtube ile bir sorunu olmadığını da belirtmekte fayda var. Bunun sebebi de büyük ihtimalle bazı sitelerin Flash versiyonu ileri olduğunda N900′ün aslında 9.4 olan Flash sürümünün desteklemediği bazı özellikleri de kullandırtmaya çalışması… Dosyalar aşağıda, kolay gelsin!!

Flash sürümünü 10.1.53 olarak göstermek için:

http://rapidshare.com/files/409389186/libflashplayer10_1_53_0.rar

Flash sürümünü 10.0.53 olarak göstermek için:

http://rapidshare.com/files/409406597/libflashplayer10_0_53.rar

Yazının başında da belirttiğim gibi çok daha basit bir yöntem çıktı ortaya. Aşağıda linkini verdiğim aplikasyonu telefonunuza yükleyerek telefonun Flash versiyonunu 10.xx olarak gösterebilirsiniz. Bu aplikasyonu yükleyip kullanabilmeniz için telefonunuzda PR1.2, yani en güncel telefon yazılım versiyonunun yüklü olması gerekiyor:

http://maemo.org/downloads/product/Maemo5/tweakflashver/

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

Nokia N900: Pili Verimli Kullanma İpuçları

3 Nisan 2010, Cumartesi

Nokia N900 önceki yazımızda da belirttiğim gibi herkesin alıp rahatlıkla kullanacağı bir cihaz olmamakla birlikte, çeşitli ihtiyaçları mükemmel şekilde karşılayan tek cihaz. Ancak bir mobil cihazda pil tüketimi de en büyük önemi taşıyan özellikler arasında. N900′ün 1320mAh kapasiteli pili standart günlük kullanım için *yeterli* olarak nitelyebileceğim düzeyde. Benim kullanım alışkanlıklarımla 1.5 gün civarı idare ediyor (1 saat civarı telefon görüşmesi, yoğun olmamakla kayda değer miktarda web, sıklıkla e-mail okuma ve sürekli Nokia Messaging sunucularına bağlı kalma, sürekli EDGE/3G bağlantısı, az miktar WiFi bağlantısı, günde birkaç kere aplikasyonlara güncelleme olup olmadığını kontrol etmek).

Peki N900′ün pilinin suyunu nasıl sıkabiliriz? Kullanım zevkinize dokunmadan mümkün olduğunca pil tasarrufuna gitmek için size önerebileceğim birkaç yok ve ipucu var:

  1. Ekran ışığını mümkün olduğunca kısık ayarlarda kullanın: N900′ün büyük ve yüksek çözünürlüklü ekranı haliyle pile en çok yüklenen komponentlerden biri. Ekran parlaklığını (brightness) mümkün olduğunca düşük bir ayarda tutmak tabii ki pile de daha az yüklenilmesi anlamına geliyor. “Simple Brightness Applet” ismindeki bir programcık ile tepede pil seviyesi, sinyal seviyesi vs gösterilen yere basarak status area içerisinden 1-2 dokunuşla ekran parlaklığını ayarlayabiliyorsunuz. Ben şahsen 2/5′te tutuyorum parlaklığı, şimdilik içeride ve dışarıda yetti parlaklık seviyesi. Eğer parlaklığı anlık olarak yetersiz bulursanız 2 saniye içerisinde arttırabiliyorsunuz zaten.
  2. WiFi yerine mümkün olduğunca EDGE/3G kullanın: Tabii ki biri bedava, biri (eğer özel bir paketiniz yok ise) ücretli, ancak Facebook’tan status güncellemeleri, hava durumu, IM  mesajları vs gibi şeyler çok az veri alışverişine sebep oluyor. Böyle şeyler için EDGE/3G, internette bir sayfaya gireceğiniz zaman WiFi kullanabilirsiniz. Sürekli WiFi bağlantısı yapmadığınız zaman da pilin daha iyi dayandığını gözlemleyeceksiniz.
  3. WiFi’ı kullanmadığınızda tamamen kapatın: WiFi Switcher isimli aplikasyon ile (yine status area’dan erişiliyor) WiFi radyosunu tamamen kernelden kapatabiliyorsunuz. Bu da az da olsa pil sarfiyatını engelliyor.
  4. Hızlı data ihtiyacınız olmadığında 2G ağını kullanmayı tercih edin: Pil sarfiyatı 2G ağında daha az olduğu için hızlı data ihtiyacınız olmadığı anlarda 2G ağına bağlı kalmayı tercih edebilirsiniz. İşinizi kolaylaştırmak için yazılmış 3G/2G/Dual Mode Selection Applet diye bir yazılım var. Status menu’den tek tıklama ile 1-2 saniye içerisinde bağlı olduğunuz ağı değiştirebiliyorsunuz. Açıkcası sürekli olarak 3G’ye bağlı kalmak da pile çok yüklenmiyor, ama gözlemlerime göre Dual Mode, yani 3G sinyali düşük olduğu anlarda 2G’ye dönme modu sürekli bağlantı şeklini değiştirdiğinden pile etki edebiliyor.
  5. Mümkün olduğunca az masaüstü ekranınız olsun: Bundan emin olmamakla birlikte bir sitede okuyup kendim uygulamaya geçirdim. Yazılana göre ne kadar çok desktop ekranınız olur ise, pile de o kadar çok yük biniyormuş. Bunu direk olarak onaylayamamak ile birlikte Facebook, Foreca Weather vs gibi internet bağlantısı gerektiren ve animasyonu olan widgetları bir ekrana, daha statik widgetları ikinci bir ekrana yerleştirerek kullandığım ekran sayısını ikiye düşürdüm. İstediğim bilgi ve görüntülere ulaşma kolaylığı açısından faydası oldu, pil konusunda çok yorum yapamayacağım. Denemeye değer sadece… Ekleyebileceğim bir şey Facebook widget’ı gibi animasyonu olan widgetlar işlemciye anlık olarak bol miktarda yükleniyor. Bunun gibi widgetların olduğu sayfayı ekranda sürekli göstertmezseniz bunun pile katkısı olacaktır.
  6. Gereksiz yerlerde titreşimi açık tutmaktan kaçının: Örneğin ekrana dokunduğunuzda oluşan “haptic feedback”, yani o ufak titreşim, ekrana her dokunuşunuzda titreşim motorunun çalıştırıldığı anlamına geliyor. Eğer çok gerekli görmüyorsanız, ekran titreşimlerini kapatmanız pile biraz katkıda bulunacaktır.

Şimdilik pil konusunda tavsiyede bulunabileceğim konular bundan ibaret. Benim yaptığım gibi cihazın işlemci ve RAM yükünü canlı olarak görmenizi sağlayan cpumem-applet yazılımını kullanırsanız (minik bir status area ikonu olarak görüntüleniyor, soldaki çizgiler CPU, sağdaki çizgiler RAM kullanımı olmak üzere) telefonda yaptığınız hangi işin, kullandığınız hangi programın RAM ve CPU’ya daha çok yüklendiğini, ve haliyle pile gelen yükü arttırdığını gözlemleyebilirsiniz. İhtiyaçlarınıza göre kullanım şeklinizi de bu bilgi ışığında düzenleyebilirsiniz…

Bir not daha geçmek gerekirse, sayısız cep telefonu marka ve modeli için kaliteli piller üreten Mugen’in N900 için de 2400mAh’luk bir pili mevcut. Telefonu 7mm kadar daha kalın hale getirse de, benim kullanım şeklimle normalde pili 1.5 gün dayanan telefonun pil ömrünü 2-3 güne çıkardı rahat bir şekilde. Halen pil ile ilgili testlerim sürmekle birlikte (5 tam şarj döngüsünü tamamlamak üzereyim, bundan sonra daha sağlıklı veriler olacak elimde) günlük kullanımdan ziyade yoğun kullanıma ihtiyacınız olacak günlerde kurtarıcınız olabilecek bir batarya Mugen’in 2400mAh’luk devi. Yakında pil ile ilgili de bir inceleme ile karşınızda olacağız…

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

Android Büyüyor: Google Nexus One [Ankara VIP Life]

17 Mart 2010, Çarşamba

Ankara VIP Life dergisinde Mart-Nisan 2010 sayısında yayımlanan Google Nexus One incelememizi Mobildunya.com aracılığıyla da size sunuyoruz… Önümüzdeki sayıdan itibaren Ankara VIP Life’ta Teknoloji Sayfaları Mobildünya adını alıyor!

Mobil cihaz dünyası ile ilgilenen herkesi heyecana sürüklemişti, Google’ın cep telefonları ve mobil internet cihazları için Android işletim sistemini geliştireceğini açıklaması. Hemen ardından da Google’ın kendi telefonunu piyasaya çıkaracağı söylentileri dolaşmaya başlamıştı kulislerde. Söylentiler döndü, dolaştı, sonunda Google büyük bir basın aktivitesi düzenleyerek üzerinde kendi markasını taşıyan ilk cep telefonunu duyurdu ve piyasaya çıkardı: Nexus One!

Nexus One, üzerinde Google’ın yanısıra üreticisi olan HTC’nin de markasını taşıyor. HTC yıllarca başarılı Windows Mobile telefonlar üreterek gündeme gelen, son dönemde ise Google ile birlikte çalışarak ilk Android cihaz olan HTC Hero / T-mobile G1 ve pek çok diğer Android cihaza imzasını atmış bir üretici. Haliyle hem cep telefonu konusunda, hem de Android işletim sistemli cihazlar konusunda oldukça tecrübeli bir şirket.

Nexus One oldukça büyük bir tantana ile duyurulduğunda, açıkcası biraz göz boyamaktan pek ileri gidemeyen, görünüşü ve ekranı güzel, birkaç göze batan özelliği dışında ise özelliksiz bir cihaz olarak algılamıştım. Ancak cihazı elime alarak inceleme fırsatı bulduğumda durumun bundan farklı olduğuna karar verdim kısa bir süre içinde.

Müthiş Bir Ekran

Nexus One’ı elinize aldığınızda, hatta ilk görüşünüzde, gözünüze ilk çarpan şey ekranın boyu, eğer cihaz açıksa da renklerin canlılığı olacaktır. 800×480, yani WVGA çözünürlüğünde, AMOLED, kapasitif (iPhone ekranı gibi), 3.7 inç büyüklüğündeki ekran, çözünürlüğü ile, canlı renkleri ile, cep telefonlarında alıştığımızdan daha büyük boyu ile gerçekten cihazı başlı başına kaydadeğer kılıyor. Ayrıca ürünün ekranı, ilk yazılım güncellemesi sonrasında artık multitouch yani çoklu dokunma desteği de sunuyor.

Internet Deneyimi

Google Nexus One’ın en önemli özelliklerinden biri, Google hesabınızı da entegre ettiğinizde e-postalarınızı canlı olarak görebileceğiniz, Google’ın yeni hizmeti Buzz ile de entegre, Facebook ve diğer pek çok eklentisi ile ve Webkit tabanlı (iPhone, Nokia gibi) tarayıcısı ile sunduğu internet deneyimi.

Multitouch da destekleyen ürünün web tarayıcısı web sayfalarını çok hızlı ve güzel bir şekilde açıyor, sayfalar içinde parmak hareketleriniz takılmadan gezerken bir taraftan da yakınlaştırma ve uzaklaştırma işlemlerini kolayca yapabiliyorsunuz.

Tarayıcının şu an için tek eksiği Flash desteği olarak gözüküyor. Ancak çok yakında Nexus One için Flash 10.1 desteği gelecek. Ayrıca modifiye edilmiş bir HTC yazılımı ile şu anda beta durumunda da olsa Flash 10.1 desteği kullanılabiliyor cihazda.

Yazılım/İşletim Sistemi

Nexus One, Google’ın Android işletim sisteminin en güncel versiyonunu içeriyor. Android 2.1 ilk sürümlere göre oldukça gelişmiş olsa da halen olgun bir işletim sistemi değil. Ancak bir taraftan da hızla gelişmekte olan bir işletim sisteminden bahsediyoruz. Linux tabanlı olması pek çok yazılımın kolay bir şekilde Android için de geliştirilebilir olmasını sağlıyor. Şimdiden yazılım dükkanı App Store’da  binlerce yazılım var Android ve Nexus One için. Cihazın işletim sistemi herşeyi kapsamasa da, örnek olarak Gmail harici push e-mail desteği yok Nexus One’da, push e-mail yazılımları dahil pek çok şeyi yazılım dükkanından ya da başka kaynaklardan indirerek kurabiliyorsunuz cihaza.

Google Nexus One, Android 2.1 işletim sisteminin yalın halini içeriyor. Yani örneğin HTC’nin diğer cihazlarında kullandığı Sense arayüzü gibi bir arayüze sahip değil. Yalın hali de oldukça güzel ve kullanışlı olsa da, cihaza modifiye edilmiş firmware’lerin yüklenebiliyor olması (tabii biraz daha tecrübeli ve korkusuz kullanıcılar için) cihazı hayalinizdeki telefona daha yaklaştırmanıza yardımcı olabiliyor.

Kullanım ve Diğer Özellikler

Nexus One kullanması oldukça keyifli olan bir cihaz. Pek çok özelliğini mükemmel olarak nitelendiremeyiz, ancak mükemmele yakın diyebileceğimiz de bir dizi özelliği var. Internet deneyimi (hele Flash desteği eklendiği zaman) ve ekranı bu kategoriye sokabiliriz.

Ancak pek çok da küçük küçük özelliği var cihazın kayda değer. Google, Maps yazılımı ve navigasyon özelliğini ücretsiz olarak veriyor örneğin. Nokia da Google’dan sonra aynı hamleyi yapmış olsa da, navigasyonun bedava olmasına hiçbirimiz itiraz etmeyiz sanırım.  Ayrıca cihaz üzerindeki ikinci mikrofon ve gürültü giderici (noise-cancelling) özelliği bir diğer kayda değer özellik Nexus One için, bu sayede de telefon görüşmelerinizin ses kalitesinin arttırılması ve gürültülü yerlerde karşı tarafı daha iyi duymanız hedeflenmiş.

5 megapiksellik kamerası idare eder nitelikte. Kesinlikle kamera özellikleri Nexus One’ın güçlü olduğu özelliklerden değil. Video çekmek isterseniz de DVD çözünürlüklerinde saniyede 20 kare yakalayabiliyor Nexus One; yine yeterli değil bizce.

Ekranın hemen altında kalan iztopu (trackball) zaman zaman oldukça kullanışlı olabiliyor. Yön tuşlarının da iztopunun da birbirlerine karşı avantajları var, Google ve HTC de bu cihazda iztopunu tercih etmiş. Biraz kişisel kullanım tercihlerine bağlı beğenip beğenmeyeceğiniz.

Belki de Nexus One’ın en kötü özelliği, açma düğmesinin çok hassas olması. Cihaz kapalıyken açma/kapama düğmesine hafif bir dokunuş cihazı açmaya yetiyor. Ayrıca ekranın altındaki kapasitif düğmelerin de biraz keyiflerine göre hassas ya da duyarsız davrandıklarını söyleyebiliriz, ama bunun önümüzdeki yazılım güncellemeleri ile çözüleceğini düşünüyoruz.

Cihazın iPhone kadar olmasa da güzel bir müzik çaları, ve telefonunuzdaki parçaları favori kulaklığınızla dinleyebilmeniz için 3.5 mm’lik bir kulaklık çıkışı mevcut. Nexus One’ın üzerindeki hoparlör ise tiz seslerde çok başarılıyken, basları biraz yetersiz olduğundan bu konuda en başarılı bulunan telefon Nokia 5800 Xpressmusic’in eline su dökemez nitelikte.

Özetle…

Nexus One bizce lansmanı yapıldığı zaman yapılan tantana kadar olmamakla birlikte oldukça başarılı bir telefon. Türkiye’de piyasaya ne zaman çıkacağı net olmamakla birlikte operatörlerimizden birinin bu telefonu bizlere sunacağı görüşündeyiz. ABD fiyatı kontratsız olarak $530 (vergiler hariç) olan Nexus One’ın Türkiye fiyatı daha yüksek de olsa kesinlikle düşünülmesi gereken cihazlardan olacaktır. Hele Android için Flash 10.1 desteği de çıktığı zaman piyasadaki pek çok telefona fark atacağını söyleyebiliriz Internet deneyimi açısından.

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

Web Canavarı Nokia N900 [İnceleme]

17 Mart 2010, Çarşamba

Nokia N900 bir telefon mu? Yoksa bir cep bilgisayarı mı? Sanırım ilkinden çok ikincisi… N900 kesinlikle herkese göre bir cihaz değil, ama eğer benim gibi mobil internete ve e-postaya çok önem veriyorsanız N900 sizin için de en uygun cihaz olabilir.

Herşeyden tekrar etmek gerekirse, Nokia N900 herşeyden önce bir cep bilgisayarı. Hatta cep bilgisayarı da demeyelim, bilgisayarın cebe sığabileni diyelim. ARM Cortex A8 600MHz işlemcisi, 256MB RAM (+768MB Virtual RAM), 32 GB disk alanı, 800×480 piksel ekranı ve Linux tabanlı Maemo 5 işletim sistemi ile bir bilgisayar. Nokia’nın N770, N800, N810 ve N820 Internet Tablet’lerinden edindiği tecrübenini tamamen yansıtıldığı cihaz, atalarının aksine cep telefonu özellikleri de taşıyor.

Kutudan çıktığı anda N900 günümüz telefonlarından bekleyeceğimiz iki özellikten yoksun geliyor. Birincisi MMS, bu geniş yazılım desteği ile hemen halledilmiş durumda, şu anda N900′im ile MMS alıp, (yalnızca resim ekleyebilmek kaydıyla) yollayabiliyorum. Bu özelliğin cihazın yazılımına Nokia tarafından da eklenmesi bekleniyor, şu anda Maemo kullanıcıları tarafından geliştirilmiş bir çözüm kullanılıyor.

Eksik olan ikinci özellik ise Sim Toolkit desteği. Yani sim kartınız ile iletişim gerektiren bazı özelliklerden şu anda faydalanamıyoruz N900′de. Yüksek güvenlik denetimleri isteyen Mobil İmza gibi özellikler de bunlara dahil. Sim Toolkit’in de kısa süre içinde N900′e ekleneceği görüşündeyim.

N900′ün ilk olarak telefon özelliklerine yoğunlaşıyorum, çünkü bende cihazı almadan önce soru işareti yaratan yegane özelliğiydi. Yukarıda saydığım özellikler dışında bana göre eksik kalan başka birşeyi yok telefon özellikleri açısından. Gayet detaylı rehberi, zil sesi, mesaj tonu, internet mesajlaşma tonu, e-posta tonuna farklı sesler ve ses yüksekliği ayarlama şansı, gayet kaliteli sesli görüşme, konverzasyon şeklinde mesajlaşma (internet mesajlaşmaları da aynı yere entegre) ve genel olarak kolay kullanımıyla yukarıda saydığım iki eksik haricinde tüm telefon ihtiyaçlarınızı giderecek nitelikte. Üstelik kuvvetli işlemcisi ve şık arayüzü sayesinde bunu göze güzel görünür şekilde yapıyor.

Bu arada belirtmekte fayda var ki, Nokia N900 en azından şimdilik cep telefonu ağı üzerinden görüntülü konuşma özelliğini desteklemiyor. Bence hiçbir şekilde bir kayıp değil bu özelliğin eksik olması, 3G geldikten sonra 2-3 kere görüntülü konuşma olayını deneyip bir daha kimseyi görüntülü aramamış biri olarak yanlı düşünüyor olabilirim, benim gibi düşünenler bu eksikliği hissetmeyecektir bile. Bu arada N900′ün ön tarafında kamera mevcut, yani bu özellik daha sonra telefona entegre edilebilir. Zaten halihazırda çeşitli internet üzerinden iletişim sistemleri ile görüntülü görüşme yapılabiliyor N900′de.

N900′e başlıkta Web Canavarı dememin sebebi, cihazın piyasadaki en başarılı mobil browser’a sahip olmasından kaynaklanıyor. Flash 9.4 desteği ile (10.1 de yakında gelecek), N900′ün şimdiye kadar açamadığı, düzgün gösteremediği bir site görmedim. Kendi browser’ı da Mozilla tabanlı olan N900 için ayrıca Firefox’un da mobil tarayıcısı mevcut. Geniş bağlantı seçenekleri ile, dilerseniz N900′ü WiFi bulduğunda WiFi’a yönlendirebiliyorsunuz, dilerseniz otomatik bağlanmasını engelliyorsunuz, dilerseniz sadece EDGE/3G üzerinden bağlattırıp WiFi’a istediğiniz zamanlar sokuyorsunuz. Herşey sizin elinizde yani.

E-posta yöneticisi olarak Nokia’nın Symbian’lı telefonlarından alıştığımız Nokia Messaging sisteminin yanında standart POP3 e-posta desteği ve Mail for Exchange desteği geliyor. Ben önceki telefonlarımda olduğu gibi Nokia Messaging’i kullanmaya devam ettim, html destekli push e-posta alarak e-posta iletişimimi kesintisiz sürdürüyorum. Henüz gelen e-postaları ana ekranda sürekli listeleyecek bir widget mevcut değil, ancak yeni bir/birkaç e-postanız olduğunda bunu cihazınızda rahatlıkla görerek E-posta yöneticisine girebiliyorsunuz.

SMS’ler ve IM, yani MSN, Google Talk gibi Instant Messaging hizmetlerinin mesajlarını aynı yerde, Conversations altında görüyorsunuz. Ayrıca IM kontaklarınızı rehberdeki kontaklarınız ile birleştirebiliyorsunuz. Hatta, söz rehberden açılmışken, “Hermes” adındaki yazılım ile (3. parti yine) Facebook arkadaş listenizdeki kişiler ile telefon rehberinizi birleştirip, iki listede de olan kişilerin bilgilerini Facebook yardımıyla güncelleyebiliyorsunuz (resim, doğum günü vs gibi). Tekrar mesajlaşma konusuna dönersek N900′ün iPhone’dakine benzer diyebileceğimiz, konverzasyon tabanlı bir sistemi var. En yeni mesaj gönderek kontağın adı en üste çıkmakla birlikte, o isme (ve yanındaki mesaj metnine) tıkladığınızda sizi o kişiyle yaptığınız tüm yazışmaya götürüyor telefon. Yukarıya doğru parmaklarınızı kullanarak tırmandıkça daha eski mesajlara doğru gidiyorsunuz. Güzel bir sistem. Bir konverzasyon içindeki istediğiniz mesajı/mesajları da silebiliyorsunuz tabii ki tüm konverzasyonu silmeden. Mesajlar ile ilgili bir negatif not; eski Nokia telefonunuzdan SMS’lerinizi N900′e aktarmak biraz çetrefilli bir iş. Internet üzerinde nasıl yapılacağına dair çeşitli kaynaklar var, ama Linux komut satırı üzerinden (terminal) komutlar girerek yapmak gerekiyor şimdilik. N900′ün herkesin telefonu olmadığını söylememiz için sebeplerden biri de bu.

Fotoğraf konusuna pek girmeye gerek yok. 5MP Carl Zeiss optikli fotoğraf  makinası olsa da, Xenon flaş değil çift LED flaş kullanıldığı için cihazda, yetersiz ışık koşullarında çekilen fotoğrafların kalitesi vasatı geçmiyor. Ama kimsenin de N900′ü fotoğraf makinası niyetine satın alacağını sanmam zaten.

Cihazın tuşları çok kullanışlı. Ağustos ayından beri N97 kullanmama rağmen bazı anlarda tuşları ile zorlanırken, N900′ün klavyesini sanki yıllardır kullanıyormuşcasına kullanıyorum. Cihazın ön yüzeyinde hiç tuş yok, kenarlarda telefonu kilitleme/açma kaydıraçı, fotoğraf çekme düğmesi, telefonu açma/kapama düğmesi, ses açma/kısma düğmeleri mevcut. Kilit kaydıracı daha kolay bir yerde olabilirmiş, ama telefonu açma düğmesine bir kere bastığınızda ekran açılıyor ve ekran içinde bir düğmeyi yana kaydırarak da kilidi açabiliyorsunuz. Ayrıca telefonu tekrar kilitlemek için açma/kapama düğmesine çift tıklamanız yeterli oluyor.

Ekran tek kelimeyle müthiş! 800×480 çözünürlükte webde gezmek de, video izlemek de büyük keyif. Ayrıca pek çok farklı video formatını N900′de izleyebilmek için kolayca Applications menüsünden ekstra yazılım indirebiliyorsunuz. Yine işlemciye değinmeden edemeyeceğim, N900 güçlü işlemcisi sayesinde video işlerinin altından çok başarılı bir şekilde kaklıyor. Medya oynatıcının iki kusuru var, ekolayzer (EQ) desteği yok henüz. Aslında var da, yok diyelim, çünkü yine Terminal üzerinden komutlar yazarak yükleniyor, çoğu kullanıcının yapamayacağı, ya da denememesi gereken işler. Sesler biraz olması gerekenden tiz çıkıyor, EQ desteği geldiğinde tam istediğimiz sesi N900′den alabileceğiz. İkinci kusuru ise bir mp3′ten diğerine geçerken 1 saniyeden kısa da olsa sessizlik olması. Birbirine bağlı parçalar dinlerken müzik kesiliyor bu sebepten dolayı. Bunun da düzeltileceği, düzeltilmezse bu tarz bir kusuru olmayan bir müzik çaların geleceğini düşünüyorum cihaza.

N900′ün ön kısmında (cihazı yan tuttuğumuzu varsayarak) sol alt köşede bir durum ışığı var. Bu ışık cihazın bize iletmek istediği mesaja göre farklı renklerde ve farklı sıklıklarla yanıp sönüyor. Örneğin okumadığınız bir mesaj mı var, hızlı bir şekilde iki kere mavi ışık yanıp sönüyor. Cihaz şarj olurken kırmızı ışık yavaş bir şekilde yanıp sönüyor. Pil dolduğu zaman sabit olarak yeşil yanıyor. Kısaca telefona uzaktan şöyle bir baktığınızda neler olup bittiğini anlayabiliyorsunuz büyük ölçüde.

Tasarım ve üretim kalitesi itibariyle N900 oldukça sağlam ve kaliteli gözüküyor. Cihazın neredeyse tamamı boya dökülmesi yaşatmayacak tarz malzemeler ile kaplanmış. Elinize aldığınızda sağlam bir cihaz tuttuğunuzu hisettiriyor size. Kızaklı klavyesi hariç oynayan bir parçası yok. Klavye de gayet sağlam duruyor.

Herhalde bizler için N900′ün en büyük dezavantajı, görünüşe göre, Türkiye’de piyasaya çıkmayacak olması. Yurt dışına gidip gelenler N900′ü Avrupa, Amerika, Uzak Doğu ve Arap Yarımadası’nda çeşitli ülkelerden edinebilirler, ama Türkçe klavyeli, Türkiye’den garantili bir versiyonu olmayacak gibi duruyor. Amerika’da zaman zaman $440 seviyesine kadar inen N900 şu anda en ucuz $500′a satılıyor (bu yazının yazıldığı gün/tarih için geçerlidir). Bu arada Türkçe klavyeli versiyonu derken, cihaz için sanal Türkçe klavye zaten mevcut ve kolaylıkla yüklenebiliyor, çok da başarılı çalışıyor. Ekrandaki tuşlara basarak Türkçe karakterleri kullanabilir hale geliyorsunuz bu şekilde. Ayrıca N900′ün yazılımının da Türkçe çevirisi mevcut. Dileyen bunu da yükleyerek cihazı Türkçe kullanabiliyor.

N900 herkesin telefonu olmayabilir, ama en gelişmiş özellikleri sunan telefon olduğunu düşünüyorum şu anda. Internet deneyimi konusunda hele, eline su dökebilen cihaz şu anda yok. Android için Flash 10.1 çıktığında bu açıdan piyasa biraz daha kızışacak ama N900 halihazırda 5-0 falan önde benim tecrübeme göre.

Nokia N900 ile ilgili pek yakında başka tecrübelerimi de paylaşacağım. Fotoğraflar da yakında eklenecek…

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

Nokia’nın Yeni 3D Multi Touch Patenti

4 Kasım 2009, Çarşamba

Cep telefonu ve benzer cihazlarda multi touch konseptine artık yabancı değiliz, Apple ve iPhone (ya da iPod Touch) sağolsun. Dünyanın en büyük mobil telefon üreticisi Nokia’dan ise henüz aynı anda birden fazla dokunuşu algılayan bir dokunmatik ekranlı cihaz henüz çıkmadı ortaya. Geçen hafta ortaya çıkan Nokia’nın yeni patenti bunun pek yakında değişebileceğinin göstergesi oldu. Patente göre Nokia bir anlamda 3 boyutlu jestleri algılayabilen, basınç ayrımı yapabilen (ekrana ne sertlikte basıldığını algılayabilen) ve multi touch destekli bir ekran ve arayüz teknolojisi geliştiriyor.

Bunun birkaç önemli anlamı olacak. Birincisi, ve açıkca, Nokia yakın gelecekte multi touch destekli cihazlar geliştirmeye başlayacak. İkincisi, ben şahsen basınç ayrımı yapabilen ekranlar deyince Nokia’nın resistive ekranları terk etmeyeceğini anlıyorum. Biliyorsunuz Apple’ın ve birkaç firmanın daha ekran teknolojisi tercihi kapasitiften yana.

Ben, yine şahsen, resistive ekranları tercih ediyorum. Başlıca sebebim daha geniş giriş ve kullanım seçenekleri sunuyor olmaları.

Görünüşe göre Nokia rakiplerinin oyunlarını görüyor, ve multi touch konseptini yeniden yorumlayarak arttırıyor. Bakalım bunların hepsi bize yakın gelecekte ne getirecek…

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

Nokia N97 mini Firmware’i Navifirm’de Belirdi, N97 v2 Hala Yok

23 Ekim 2009, Cuma

Nokia N97 mini için ilk firmware, v10.0.20 / v10.2.20, Navifirm aracılığı ile şu anda online vaziyette. Bu N97 mini’nin (bölgesel olarak) alınabilir vaziyete gelmek üzere olduğunun bir göstergesi oluyor tabii ki. Ayrıca büyük N97 için uzun süredir beklenen v2 firmware henüz ortada olmasa da, N97 mini firmware’inin ortaya çıkmış olması, normal N97′nin yazılımının da çok yakında güncelleneceğini gösteriyor bizce. Unutmadan, N97 için v20.0.19 yazılımın Forum Nokia aracılığıyla RDA (Uzak Cihaz Erişimi) için hazırlanmış cihazlarda denenebildiğini belirtmekte fayda var (iyi bir işaret daha).

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

Windows Mobile 6.5 İncelemesi

20 Ekim 2009, Salı

GSM Arena Microsoft’un yeni mobil işletim sistemini kapsamlı bir şekilde incelemiş. Okumak için bu linke tıklayın (İngilizce).

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

Nokia Booklet 3G Öninceleme

20 Ekim 2009, Salı

Nokia USA’in geçtiğimiz gün yaptığı açıklamaya göre, Amerika Nokia Booklet 3G’nin satılmaya başlanacağı ilk ülkelerden biri olacak. Amerika’da yalnızca AT&T ile çalışacak ve ilk aşamada yalnızca Best Buy tarafından 2 yıllık taahhüt ile aylık $60 ve $299′luk bir ödeme karşılığında satılacak Booklet 3G’nin, Türkiye’de de mobil operatörler tarafından benzer şekillerde kullanıcılara sunulmasını bekliyoruz.

Üzerinde Windows 7 ile gelen Nokia Booklet 3G, Microsoft’un yeni işletim sistemi sayesinde 3G ile WiFi arasında otomatik geçiş yapabiliyor. Aluminyum kasası ile hafif, dayanıklı ve olan şık cihaz göze gerçekten çok hoş gözüküyor ve klavyesi bu form faktördeki diğer pek çok cihaza göre rahat kullanılıyor. Bence Booklet 3G’nin en önemli özelliği ise pilinin 12 saat dayanıyor olması. Bir cep telefonunun pilinin ağır web kullanımı altında (ekran açık bir vaziyette) nasıl çabuk tükendiğini düşünürsek Booklet 3G bu konuda çok başarılı bir yardımcı olacağa benziyor.

Aradan sonra Engadget ve Mobile Burn‘ün sağladığı iki öninceleme videosunu izleyebilirsiniz…

(daha fazla…)

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

2 Yeni EeePC Geliyor

20 Ekim 2009, Salı

Bu iki model de fısıltı gazetesinin manşetlerini meşgul eden ürünler arasındaydı bir süredir, ancak geçtiğimiz günlerde EEEPC.it Asus’tan bu iki model ile ilgili dokümanlar sızdırmayı başardı. EeePC 1201N, fısıltılar arasında duyulduğu üzere, nVidia’nın Ion platformunu kullanıyor (GeForce 9400M ile). Bunun yanısıra 1.6GHz’de çalışan çift çekirdekli bir Intel Atom N330 işlemciye, 3GB DDR2 RAM’e ve bir HDMI portuna sahip. (Özellik açısından) daha hafif model olan EeePC 1201HA ise 1.33GHz’lik Atom Z520 CPU’sunu, Intel GMA500 grafik çipini ve 2GB RAM barındırıyor içinde.

İki model de içine 250GB HDD (500GB da çevrimiçi alan), 12.1 inçlik 1366 x 768 piksel ekran, 802.11b/g/n WiFI, Bluetooth, Ethernet, VGA, 3 USB 2.0 portu, SD kard yuvası, mikrofon girişi, hoparlör çıkışı, 0.3MP Webcam, multitouch özellikli Touchpad ve 8 saat pil ömrü sunan 6-hücreli batarya sığdırmayı başarmış. Bütün bunların üzerinde Windows 7′nin duracağı yeni EeePC’ler ile Asus güzel bir çift sub-notebook cihaz yaratmışa benziyor.

kaynak Liliputing

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

Dell Adamo XPS Amerika’da 22 Ekim’de, $2.000′a Piyasada

20 Ekim 2009, Salı

Hepimiz sanırım Dell’in ağız sulandırıcı yeni oyuncağı Adamo XPS’in fotoğraflarını gördü internette, ama yine de ürün ile ilgili çok az bilgi dolaştı etrafta. Sis perdesi sonunda dağılıyor gibi gözüküyor. Business Week’e göre, We’ve all seen some drool-inducing shots of Dell’s new beauty, and finally the mud is beginning to clear. According to Business Week, the 1 cm kalınlığındaki (ya da diğer taraftan bakarsak, inceliğindeki) notebook piyasaya 22 Ekim’de, yani Windows 7 ile aynı tarihte, $2.000′lık bir fiyat etiketiyle çıkacak. Dell Adamo XPS’in ayrıca kapağının ön tarafında ısıya duyarlı bir  kısım olacağı, parmağınızı üzerinde gezdirdiğinizde beyaz bir ışık ile parlayarak kapağın otomatik olarak açılacağı söyleniyor.

Benim notebook PC’ler için ufak bir testim vardır. Bir notebook’u incelerken kapak mekanizmasının kalitesini görmek için, kapağı tek elimle açmaya çalışırım. Bana göre kapak tek elle açılıyor ise ürün kaliteli parçalar ile, kaliteli bir şekilde üretilmiştir. Dell’in kapağının otomatik olarak açıldığını düşünürsek herhalde bir notebook bundan daha yüksek kaliteye zor ulaşır. Halen Dell Adamo XPS’in detaylı özelliklerini bilmediğimiz için, ağızınızın önümüzdeki günlerde daha da sulanmasına hazırlıklı olun…

kaynak PastaTech

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

Hitachi Gözlük Gerektirmeyen 3D Görüntü Sistemini Tanıttı

20 Ekim 2009, Salı

Her geçen gün Star Trek’teki Holodeck konseptine yaklaşırken, bir yenilik de Hitachi’den geldi. Hitachi CEATEC’te geçtiğimiz günlerde özel gözlük gerektirmeyen 3D görüntü sistemini tanıttı. “Full Parallax 3D TV” adıyla anılan 10 inçlik ekran her açıdan 640×480 çözünürlüğünde izlenebiliyor. 16 projektör ve bir lens sistemiyle onu kapatan kağıtlar her açıdan farklı görüntü alınmasını ve gerçek 3 boyut efektinin yaratılmasını sağlıyor.

kaynak TechOn!

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

Uygun Fiyatlı ama Hala Performanslı: ATI Radeon HD 5770 ve 5750

19 Ekim 2009, Pazartesi

ATI, hayli yüksek performanslı ve HD ses bitstream özelliğini destekleyen Radeon HD 5870 ve 5850′yi duyurduğunda, biliyorduk ki aynı teknolojiye dayanan daha ucuz modeller kapıdaydı. Radeon HD 5770 ve 5750 aynen bu beklediğimiz ürünler işte. $159 ve $109 fiyat etiketleri ile iki kart da cebe daha küçük bir delik açacak fiyatlarda, ama 1 TFLOP’un üzerindeki hesap gücü ile performans olarak yine oldukça üst düzeydeler. Kartları inceleyen yorumcular 5770′in, ATI’nin bir önceki jenerasyon starı 4890′a çok benzer bir performans sergilediğini söylediler.

Bu iki kartın bir diğer önemli özelliği, Dolby Digital Plus ve DTS HD MA gibi HD ses formatlarını bitstream desteği ile dokunulmamış olarak, bu formatları çözme yeteneğine sahip ev sineması alıcılarına gönderebilmesi. Bu da HTPC kullanıcılarının eğer varsa dedike ses kartlarından kurtulabileceği, ya da dedike ses kartları yoksa da yalnızca grafik kartlarını yenileyerek film izlerken son derece başarılı bir ses kalitesine sahip olacakları anlamına geliyor. Ben şahsen HTPC sistemimde Sound Blaster X-Fi kartı kullanıyor ve Auzentech’in HD ses çözümlerinin ülkemiz sınırlarından girmesini bekliyordum. Müzik konusunda kıyas kabul etmese de ATI’nin daha ucuz Radeon HD 5700 serisi film konusunda tüm kaşıntıları gidereceğe benziyor. Eğer ATI’nin sürücüleri benimle daha iyi geçiniyor olsa idi bu çözüme mükemmel bir çözüm diyebilirdim, o yüzden ben nVidia’nın bu konulara vereceği cevabı bekler olacağım bir süre daha. Ama eğer ATI sürücüleri sizinle benimle geçindiğinden daha iyi geçiniyorsa kesinlikle bu iki kartı düşünmelisiniz.

HD 5770 ve 5750 ile ilgili birkaç incelemeyi aşağıda bulabilirsiniz (İngilizce):

Hot Hardware review
PC Perspective review
HardOCP review
TweakTown review
Techgage review
AnandTech review
Hexus review

kaynak Engadget

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

Nokia N900 Güncel Haber ve Videoları

16 Ekim 2009, Cuma

Nokia N900′ün piyasaya çıkış tarihi yaklaştıkça, her geçen gün etrafta N900 ile ilgili daha çok haber yakalar olduk. İşte size güncel N900 haberlerinden ve videolarından (BÜYÜK) bir demet…

(daha fazla…)

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

iPhone için Command & Conquer: Red Alert (Video)

16 Ekim 2009, Cuma

Strateji ve retro oyun meraklılarına müjde! Tüm zamanların en popüler gerçek zamanlı strateji oyunlarından Command & Conquer: Red Alert iPhone/iPod Touch’ınıza doğru yolda. Ekim’de piyasaya sürülecek oyunun oyun içi videosu aradan sonra!

(daha fazla…)

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

Öninceleme: gReader (Symbian S60 v3 ve v5)

15 Ekim 2009, Perşembe

MobilPresse.com’dan Sascha MojoStudios’un yakında çıkaracağı ve bizim bir süredir heyecanla beklediğimiz Google Reader programı gReader için güzel bir öninceleme hazırlamış. Bize İngilizce versiyonunu gönderdiği ve Türkçe versiyonunu sizlere sunmamıza izin verdiği için kendisine teşekkürlerimizi sunarız… Önincelemeyi okumak için “Devamını oku” linkine tıklayın.

(daha fazla…)

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

Giorgio Armani + Samsung = B7620 Windows Mobile 6.5 Telefon

13 Ekim 2009, Salı

Samsung ve Giorgio Armani’nin önceki işbirliklerini düşünürsek bu telefon diğerlerinden biraz farklı bir noktada duruyor. Samsung B7620 Giorgio Armani güncel rakipleri kadar kullanışlı bir akıllı telefon olmasının yanısıra tam bir moda telefonu. €700 fiyat etiketi ile B7620, Microsoft Windows Mobile 6.5 işletim sistemi, 3.5 inçlik AMOLED ekranı, kızaklı QWERTY klavyesi, 5MP kamerası, GPS’i, 8GB dahili hafızası ve genişleme için microSD kart yuvası ile Samsung’un önceki moda telefonları sadece göze hitap etmesine rağmen, her açıdan başarılı olduğunu gösteriyor. Aradan sonra videoları izleyebilirsiniz…

Kısaca Samsung B7620 Giorgio Armani’nin özellikleri (kaynak GSMArena):

  • Operatör Desteği: GSM 850/900/1800/1900 MHz, UMTS 900/1900/2100 MHz, EDGE class 10, HSDPA 7.2 Mbps; HSUPA 5.76 Mbps
  • Form faktör: “Kaydır ve kaldır” QWERTY klavyeli dokunmatik telefon
  • Ölçüler/Ağırlık: 118.5 x 58.3 x 16.4 mm, 164 gram
  • Ekran: 3.5″ 16M renk (65K efektif) resistive AMOLED dokunmatik ekran, WVGA çözünürlüğünde
  • İşletim Sistemi: Windows Mobile 6.5, TouchWiz 2.0 UI, İş ve Eğlence modu dönüştürme düğmesi
  • Hafıza: 8GB dahili hafıza, 192 MB RAM, hot-swap destekli microSD (16GB’a  kadar)
  • İşlemci: 800 MHz, grafik hızlandırıcılı
  • Kamera: 5 MP otomatik odaklı, çift LED flaş ve VGA kalitesinde video (30 kare/sn)
  • Bağlantı: Wi-Fi, Bluetooth 2.0 (A2DP ile), standart microUSB portu, A-GPS destekli GPS alıcısı, TV çıkışı
  • Diğer: Akselerometre (ekranı otomatik döndürmek ve telefonu çevirerek sesi kısmak için), RDS destekli FM radyo alıcısı, DivX/XviD video desteği
  • Pil: 1500mAh Li-Ion batarya

(daha fazla…)

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

HTC HD2 Video İnceleme

13 Ekim 2009, Salı

IntoMobile sitesi takımı HTC HD2 ile biraz zaman harcama fırsatı bulmuş, şimdiden bu canavar için “en esaslı Windows Phone” diyorlar. Video da bu söylemlerini destekliyor kesinlikle. Aradan sonra izleyin…

(daha fazla…)

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

ESPNsoccernet: N97 ve S60 v5 için Başarılı Bir Futbol Widget’ı

13 Ekim 2009, Salı

Futbol hastaları için ilaç widget bu olsa gerek. Plusmo yarattığı bu başarılı widget ESPNsoccernet ile bizlere seçeceğimiz ülke ve ligi maç canlandırmaları, maç yorumları, detaylı fikstürler, tablolar, sıralamalar ile takip etmemizi sağlıyor. Malesef Süper Lig henüz widget ile takip edebileceğiniz ligler arasında değil, ancak Avrupa kupalarında mücadele eden takımlarımızın Avrupa maçlarını takip edebiliyoruz ESPNsoccernet ile. İngiltere, İspanya, İtalya, Almanya, Fransa, İskoçya ve ABD ligleri, Dünya ve Avrupa Kupaları ESPNsoccernet’in kapsama alanı içerisinde. Widget Ovi Store’dan bedavaya indirilebiliyor, o yüzden eğer uluslararası futbol haberleri ile ilgileniyorsanız şimdi telefonunuzdaki o küçük mavi kağıt torbaya dokunun ve bu widget’ı indirin. N97 kullanıcıları widget’ı telefonlarının ana ekranlarına da taşıma şansına sahip…

kaynak SymbianWorld

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

Resmileşti: Qt Maemo 5′e Uyarlanıyor

13 Ekim 2009, Salı

Bunu bekliyorduk, ama yine de oldukça önemli bir haber. Nokia geçtiğimiz gün, son zamanların popüler çapraz platform aplikasyon ve arayüz çerçevesi Qt’yi Maemo 5 platformuna uyarladığını açıkladı. Bu Maemo 5 cihazlar ve Qt platformunu destekleyen diğer platformlar (ör. Symbian) için yerli yazılım desteğinin daha da zengin olacağı anlamına geliyor. N900 bir köşede gülümsüyor olmalı! N900 üzerinde çalışan Qt videosu ve Espoo’dan basın açılaması aradan sonra (İngilizce)…

(daha fazla…)

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark

Shazam, Windows Marketplace for Mobile ile Artık Windows Mobile’da

13 Ekim 2009, Salı

One of my favorite apps for Symbian S60 v5, also a favorite for many others on other mobile OS’s, is now available through the newly launched Windows Mobile Marketplace for Mobile for Windows Mobile users. Here’s the press release right from Shazam:

Shazam launches music discovery applications on Windows® Marketplace for Mobile

Hugely popular mobile music application now available on yet another platform

London, UK – October 06, 2009 – Shazam, the world’s leading mobile music discovery provider, today announced the availability of its music discovery application for Windows® phones via the just-launched Windows® Marketplace for Mobile. Shazam will be offering a free version as well as a separate full-featured version which users can access for a one-time fee. This will be the first time Shazam is simultaneously offering two versions of its applications at once, giving Windows phone users the choice as to how they want to experience and use Shazam.

Windows Marketplace for Mobile, Microsoft Corp.’s new mobile store that allows users to browse and download mobile applications to more than 50 million existing Windows® Mobile devices, operates on an innovative new operating system that gives users access to quality applications through a seamless shopping experience. Shazam allows users to discover and share music simply by holding a phone up to a song as it is playing. The Shazam application has been downloaded by more than 8 million users on the iPhone App Store and is among the most popularly downloaded applications on BlackBerry App World, Nokia’s Ovi Store and Google’s Market.

“Windows Mobile is the latest platform for which we have developed our music discovery application that has been used and enjoyed by so many people around the world already,” said Andrew Fisher, CEO of Shazam. “We are delighted to have been included as part of the debut of Windows Marketplace and we are very pleased to be working together with Microsoft to deliver the Shazam service to a whole new population of users.”

Users of the free Shazam application will have the ability to discover up to five songs per month and have the option to share their discovered music. Premium users will get unlimited tagging capabilities plus additional features that include:

  • Access to Shazam’s Tag Charts which indicate what music and which artists are hot and are being tagged by Shazam users in country
  • Recommendations for similar tracks based on the tagged songs and artists
  • Biographies of tagged artists and bands
  • Music and album reviews, and discographies

New users will be offered the opportunity to trial the full-featured Shazam application for seven days, after which they will be prompted to purchase it or revert to the limited, free edition.

“Shazam has proven to be a popular application across numerous devices and platforms,” said Jason Lim, director of ISV and developer experience at Microsoft. “With this in mind, we’re excited to have Shazam as part of the global launch of Windows Marketplace for Mobile. The Shazam application will provide people with a unique and compelling music discovery experience and we’re very pleased to offer it.”

At launch, the Shazam applications on Windows Marketplace for Mobile will be available in English in more than thirty markets around the world. Shazam expects to roll out multi-language versions in the coming weeks.

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Google Reader
  • Yahoo Bookmarks
  • Blogger Post
  • Gmail
  • Hotmail
  • LinkedIn
  • Windows Live Favorites
  • Yahoo Mail
  • Share/Bookmark